sizce bu tespit nasıl?

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan paskomya
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Burada milletin zevkle ve ağzının suyunu akıtarak iştahla talep ettiği mühendisin saha da olması değil sahada yapılan her hambaliye işini de yapması.

tartıştığımız konunun kapsamı altıladığım mesajdaki gibidir.

diplomayla muhendis olunmaz ama çok çalışarak, azmederek mühendisin yaptığı işi yaparak muhendis olabilirsiniz, öyle mi?!

bakın 80, 90 ve hatta kısmi olarak 2000'li yıllarda bile fabrikaların bi çoğunda bakım kadrolarını şef denilen kişiler idare ediyordu. bunlar genelde meslek veya teknik lise mezunuydular. çok sıkıştıklarında da yönetimin anlaştığı elektrik müşaviri denilen bi mühendisten teknik destek alıyorlardı. şimdi bu adamlara çok iyi teknisyen, yönetici ve şef demeyelim fakat yıllarca bi mühendisin işini yaptıkları için alaylı muhendis titri verelim, öyle mi?

epey zaman önce bi gazete haberinde okumuştum. uzun yıllar diş dokturunun yanında çalışan bi kişi emekli olduktan artık doktor da oldum demiş ve muayenehane açmış. bi çok insana da sözde tedavi uygulamış. ta ki bi hastası tedavi sırasında kalp krizi geçirene kadar. hiç şaşırmamız gerek çünkü oldum denince olabilinen bi ülkede yaşıyoruz.

şimdi ise arıza-bakım ekibi genelde idari olarak bir muhendise (müdüre) bırakılıyor. hatta büyük işletmelerde yardımcı muhendislerde bulanabiliyor. bunların ofisi idari binada da olabilir atolye içinde olabilir. eğer açık tip atolyede çalışıyorlar ise bi masaları da vardır. sorumluluk alanlarını dolaşıp kontrol ederler, gerekiyorsa arızanın içine kadar da girerler. çok ciddi işletmelerde teknisyenlerin bile masası, bilgisayarı var siz nelerden bahsediyorsuz?! valla anladığım kadarıyla mühendisin tuvalete oturması bile sizi rahatsız eder gibime geliyor.

konu başındaki videoya bakıp genelleme gereksizliğine gerek yok. çalışmak ve kirlenmek istemeyen teknisyen de var. bi de teknisyeni tamamen bi beden işçisi gibi düşünmekte doğru değildir. ayrıca alaylı, teknisyen ya da teknikerlerin rezaletlerine hiç mi rastlamadınız ki muhendislere bu kadar yükleniyorsunuz?
 
Son düzenleme:
meslek etiği, hakkıyla çalışan işini yapan her kimse, bileği bükülmesin, başarısı ve kazancı daim olsun.

sanırım iki hafta kadar oluyor küçük bir kaza geçirmiştim. acildeki doktor sağ olsun, her hangi bir iç kanama riskine karşı beni hastanede dört beş saat kadar ağaç etti. doğruya doğru adam işini yaptı, ve beni pazartesi günü cacık olmuş sol kolum için ortopediye gönderdi. tabii ki iki gün de benim kol tam boy alçıdaydı. pazartesi günü ortopedi uzmanı alçıyı çıkardı ve röntgen istedi. iki açılı röntgen sonucu tekrar 5-6 hafta için alçıya alacağız dedi. kırık- çatlak var mı diye sordum hayır dedi, peki neden alçı dediğimde soruma cevap alamadım. kırık yok, çatlak yok, kolum ağırlığımın altında ezilmiş cacık olmuş, her tarafı mosmor bana alçı diyor. sıkı bir tartıştık. sonra başka bir doktorum, iyi ki alçıya aldırmamışsın dedi.

şimdi kolumu alçıya aldırmak isteyen dr. etik mi davrandı? hayır çünkü yazdığı her müdahale için prim alıyor. benim bunu bilmediğimi sanıyor. iki gün bandajla gezdim, on günde iyi oldum. evet doktor yada mühendis meslek fark etmiyor. önemli olan meslek etiği.
arada bir nüans var. bizler mühendislerin odası olmasın, masası olmasın demiyoruz ki. aldığı sorumluluğun içinde olmasını istiyoruz. masa başında hesabını kitabını yapıp, projeye döküp altına imzanı atıyorsan. imzanın arkasında durup nasıl işlediğini de kontrol etmek lazım değil mi?
 
kamu ve özel sektörde iş tanımı diye bi şey var.
yetki, görev ve sorumluluklar açıkça belirtilir.
bunları bilmediğiniz için kendi hikayenizi yazıyorsunuz.
 
kamu ve özel sektörde iş tanımı diye bi şey var.
yetki, görev ve sorumluluklar açıkça belirtilir.
bunları bilmediğiniz için kendi hikayenizi yazıyorsunuz.
işte bu yüzden bir adım ilerleyemiyoruz ya. yaşamadım mı sanıyorsunuz?
 
Konuya dair son bir mesaj yazacağım. Okumak cahilliği alır, eşeklik baki kalır diye bir laf vardır. Kocaman bir yanlış tespit. Bu topraklar çok okumuş ama kocaman cehalet sahibi insan-aslında eşek , okumamış ama aydın-analitik düşünce kabiliyetine sahip müthiş insan gördü. Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Aşık Veysel, Neşet Ertaş daha niceleri...
Hiç birinde kocaman bir ben biliyorum egosu, ben şöyleyim kibri, birşeyler öyle değil aslında şöyle olmalı iddiası, onun bunun işine burnunu sokma merakı olmadı.
 
Son düzenleme:
okumamış ama aydın-analitik düşünce kabiliyetine sahip müthiş insan gördü. Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Aşık Veysel, Neşet Ertaş
bu değerli üstatların, ustaları, babaları kimlermiş hiç araştırdınız mı? okumakla eğitimi karıştırmayınız lütfen.
tapduk emre kim? hoca ahmet yesevi kim? ismail toprak, veysel şatıroğlu, ilyas doğan kim? muharrem ertaş kim?
ustalar da insan evladı. ağaçta olgunlaşmıyorlar.
 

Forum istatistikleri

Konular
133,388
Mesajlar
971,098
Kullanıcılar
459,260
Son üye
cumhur003

Yeni konular

Geri
Üst