Yediğinize içtiğinize dikkat edin lütfen. biyoloji bilmenin faideleri.

paskomya

Profesyonel Üye
Katılım
10 Eki 2009
Mesajlar
8,518
Puanları
2,556
Yaş
60
Konum
bodrum
Biyoloji bilmenin faydaları​

Bayram bayram aklıma geldi, hani belgesellerde filan izleriz, yumuşakçaların kafadan bacaklılar sınıfına giren ahtapot vardır. Şimdi hayvanın özelliklerini anlatacağım bu bilgiler benim ne işime yarayacak diyeceksiniz? Ben de hiçbir işinize yaramayacak ama benim piçlik yaparken milleti gülmekten kıracaksınız. Şimdi bu ahtapot kardeş latince isimlendirmede sekiz kollu filanı geçeyim. Kalbi üç gözlüdür açık dolaşım dediğimiz bir kan dolaşımına sahiptir. Kanı bakır bileşikli olduğu için mavidir. Üç tane beyni vardır renk değiştirme ve kamufle olma konusunda uzman yeterince zeki bir hayvandır. Eti ticari olarak çok değerlidir. Ve üremeleri çok ilginçtir. Dişi ahtapot yuvasını yapar çiftleşir ve yumurtalarını yuvasının üstüne sıralar ve oksijen miktarını sabit tutmak için yumurtalar çıkana kadar sürekli sifonu ile su verir. Ve bu süre içinde beslenmediği için genelde yavrularını doğaya bırakırken kendi hayatını kaybeder. Yani yaklaşık onbin yumurtadan sadece geriye üç beş tanesi doğaya geri döner. Ne kadar acımasız değil mi? Ama doğanın bir bildiği vardır elbet. Ha bu arada kazayla sakın yakaladığınız ahtapot dişi ve yumurtalı ise ve de bekarsanız sakın yemeyin. Düz duvara tırmandırıyor adamı. Ben denedim çok fena çok fena. Viagra yalan haberiniz olsun. Eeee şimdi bu kadar bilgi ne işimize yarayacak diye soracaksınız? Zurnanın zırt dediği yer burası çünkü erkek ahtapotun (gözlerinden siz bakın) sağdan ilk ayağı aynı zamanda penis görevi vardır. Yani çiftleşirken sadece bu sağdan birincinin işlevi vardır.

Şimdi gelelim olayımıza. Sezonluk çalıştığım işte patronum aynı zamanda arkadaşım. Konyalı bir kişiydi.(kimseyi aşağılamıyorum) büyük patron İTÜ mezunu küçük patron Konya’lı şirket müdürü. Ben çalışan. Bir gün rakı ve meze muhabbeti yapıyoruz. Benim piçliğim tuttu.

  • Lan Müdür sen hiç ahtapot salata yedin mi?
  • Yedim.
  • Peki, hiç ahtapot y*r*ğı yedin mi?
  • O ne lan ben y*r*k filan yemem…
  • Nah yememişsindir, nefis oluyor. Yumuşacık, ağzında dağılıyor kesin yemişsindir.
  • Git lan (burada güzel sıfatları sıralıyor, İTÜlü büyük patron dikkatle beni dinliyor. Ben ısrar ediyorum yedin diye, o yemedim yemem diye bana dikleniyor)
  • En sonunda ben ahtapotun biyolojik özelliklerini anlatım filan. Tabii ki sus pus oldu. İTÜ lü patron çok güzel bir espriymiş, uygun yerde yapılırsa iyi kahkaha attırır dedi. Tabii bu arada bizim müdüre fena halde güldü.
  • Yani yediğiniz şeylere dikkat edin
 
Şahsen yasadigim olay: Bir hafta önce cuma namazında hocaefendi namaz öncesi kurban hakkında ders veriyor. Hayvani şöyle yatırın, böyle kesin , şurası yenir, burası yenmez , uygun değildir. Özellikle hayvanın erkeklik yumurtaları falan yenmez . Adam bunları şişe takmış. Mangalda keyifli keyifli pişirip yiyor . Cemaatten biri hemen atladı. Bölgenin meşhur şivesi ile hocam çok oluyaaaa...
 
sizler bir ispanya fıkrası anlatayım,
adam gezgindir, ülke ülke gezer ve oraların kültürünü görür ve yemekleri yermiş. günlerden bir gün yolu ispanya'ya düşmüş. gezmiş dolaşmış. arkadaşlarının tavsiyesi üzerine boğa güreşine gitmiş ve izlemiş. akşamı da oraların en pahalı restoranına gitmiş ve en pahalı yemeği söylemiş. bu arada garsona sormuş
-bu yemek neden bu kadar pahalı, özelliği nedir? garson cevaplamış
- efendim bu gün boğa güreşi vardı, oraya gittiniz mi?
-evet
-oradaki boğayı da gördünüz değil mi?
-evet
- hah işte bu oradaki boğanın t*ş*klarıdır efendim, o yüzden çok özel ve pahalıdır demiş.
adam gelen yemeği yemiş, nefis harika demiş ve gitmiş. diğer ülkeleri gezmeğe devam etmiş. ama aklı o yediği yemekte kalmış. bir kaç ay sonra yine ispanya'ya yine aynı restorana gitmiş yine aynı menüyü söylemiş. yemeği gelmiş yemiş ama pek memnun kalmamış çünkü malzemeler biraz küçükmüş. ve garsona sormuş
- bu sefer malzemeler neden bu kadar küçüktü. demiş. garson aynı garson ve cevap vermiş
- bu gün boğa güreşine gittiniz mi efendim.
-hayır, neden ki? boğa mı küçüktü?
- yok efendim demiş, her zaman boğalar kaybetmez.
 
Son düzenleme:
yediklerimizin içtiklerimizin ne olduğunu asla bilemeyiz değil. sadece birazcık araştırma yapmak lazım ne nedir diye. yumurtalı dişi balığı yiyiyoruz. erkek olanında sütü var deyip yine yiyiyoruz (süt=sperm) deniz ürünlerinin hepsi ve özellikle yumuşakçaların afrodizyak etkisini biliyoruz (burada bilmiyormuş taklidi yapıyoruz) ben ne kadar hayırlı yada hayırsız evlattım bilemem. balıkta çalıştığım dönem eve karides, kalamar getirirdim. ellerimle pişirir sofraya koyardım en az iki gece eve uğramazdım. kimsenin rahatı bozulmasın değil mi? geceler uzun ve birilerine lazım (anam ve babam için). yani yigi yigidir (yemek yemektir). pahalı ve lüks mü arıyorsunuz alın size kahve =
Dünyanın en pahalı kahvesi olarak bilinen Luwak kahvesi, Endonezya'ya özgü misk kedisinin dışkısından üretiliyor. Misk kedisi, yediği kahve çekirdeklerini dışkıladıktan sonra bu dışkılar toplanıyor ve kahve üretiminde kullanılıyor. Luwak kahvesi 350 Euro gibi bir fiyata satılıyor.
kahve içiyorsanız da dikkat etmek zorundasınız.
domuz etinin bir çok dinde yasak/ haram olması acaba sümer efsanelerinden geliyor olması sizce bir rastlantı mı? =
Tammuz'un diğer adı -daha doğrusu bir başka söylenişi- Domuzi'dir. İnanca göre Tammuz ve onun bir sonraki versiyonu olan Adonis, vahşi bir domuz tarafından katledilir. Domuzu mitolojide günahkar, dinlerde haram yapan bilinçaltında yatan 'Tanrı katili' sıfatıdır.

Ayrıca ekonomik açıdan, domuzun küçükbaş hayvanlar gibi göç edememesi ve dönemin şartlarınca yaz aylarında etinin sıcağa dayanamayarak çabuk bozulması da nedenler arasındadır.
hayda yeni bir şey daha çıktı karşımıza da. neyse benden duymamış olun ama güzel ülkemin en büyük markalarından biri polo / nez ülkemim en büyük domuz eti alıcısı. ve bu domuzlar ülkemizde yetiştiriliyor. tarım bakanlığının izini ile
daha şu meşhur potasyum sorbat diğer adı ile çin tuzu hikayesi var o başka bir konu. yani böyle bir düzende ben ahtapotun çükünü yemişim hiiiç önemli değil.
 
domuz etinin bir çok dinde yasak/ haram olması acaba sümer efsanelerinden geliyor olması sizce bir rastlantı mı? =
Tammuz'un diğer adı -daha doğrusu bir başka söylenişi- Domuzi'dir. İnanca göre Tammuz ve onun bir sonraki versiyonu olan Adonis, vahşi bir domuz tarafından katledilir. Domuzu mitolojide günahkar, dinlerde haram yapan bilinçaltında yatan 'Tanrı katili' sıfatıdır.

Ayrıca ekonomik açıdan, domuzun küçükbaş hayvanlar gibi göç edememesi ve dönemin şartlarınca yaz aylarında etinin sıcağa dayanamayarak çabuk bozulması da nedenler arasındadır.
Bence bu metni yazan kişi saçmalamış. Alıntı yaptığınız metnin üst taraflarına bakarsanız Tammuzun aslında ölmediğinden bahsediyor ama metnin sonrasında işi Domuza bağlayacak olmasından dolayı olsa gerek Tammuzun bir Domuz tarafından katledildiğinden bahsetmiş. AyrıcaTammuza da uydurduğu hikayeye uygun olsun diye Domuzi demiş ama kaynaklarda Domuzi değil Dumuzi veya Dumuzid diye geçiyor. Ben hiçbir kaynakta İnannanın eşi olan Tammuzun bir domuz tarafından katledildiği hikayesine rastlamadım. Bazı hikayalerde eşi İnannanın yasını tutmadığı için bizzat eşi tarafından öldürüldüğü, bazı hikayelerde de yer altı dünyasından eşiyle beraber yeryüzüne dönen iblisler tarafından öldürüldüğü veya yer altına götürüldüğü vs. vs. bir sürü safsatadan söz ediliyor.
Domuz eti bizzat Allah tarafından haram edilmiştir. İnananlar için bu yeterlidir. Neden haram edildiğini kurcalayıp hikayeler uydurmalarına gerek yoktur. Allah öyle dilemiştir ve inananlarda bu kurala teslim olmuşlardır. Elbetteki haram edilmesinin hikmetleri vardır, zaten araştırmalarda domuz eti yemenin zararlarını ortaya koymuştur. Dediğim gibi inananlar için Allah birşeye haram demişse öncelikle buna kayıtsız şartsız teslimiyet vardır. Sonrasında nedenleri araştırılabilir.
Yani domuz etinin haram olması Sümer efsanelerinden dolayı değildir.
 
Son düzenleme:

Forum istatistikleri

Konular
128,406
Mesajlar
917,333
Kullanıcılar
450,312
Son üye
ErkanGlc

Yeni konular

Geri
Üst