Muhsin 'in Sayfası

Atölyede başımın belası renkli tonerli yazıcım vardı. Eskiciden almıştım.
Defalarca sök/tak, yedek parça al bir türlü çalıştıramamıştım.
Bir kaç kez kucağıma alıp balkondan aşağıya atmayı dahi düşündüm.
Günlerce, günlerce bunun neyi var. Neden onarımını yapamıyorum diye kendime kızmıştım. Hatta bir ara boş ver dağıt yazıcıyı, yedek parça yap hissine kapıldım.
Geçtim karşısına kıyamadım kerataya.
Onaramadım, rafa kaldırdım bir kaç hafta sonra tekrar işe giriştim.
Neyse... Fazla uzatmadan sabır/sebatla tekrardan yazıcıyı sök, parçala, temizle yeni malzemelerle değiştir, haftalar sonra çalıştıra bilmiştim.
Asıl anlatmak istediğim.
2 gün önce sarı sitede dolaşırken, beni perişan eden saç baş yolduran yazıcının ikizini gördüm.
Arızalı, çalıştıramamışlar/ yaptırmamışlar satışa koymuşlar.
Kendi kendime bu yazıcıyı bu hali ile alıp onarır mısın diye sordum?
Cevap EVET oldu.
Biraz da ağır bir yazıcı, elde kucakta taşınacak gibi değil.
Atladım arabaya yazıcıyı gidip aldım.
Biraz yorgun ve hor kullanılmış yazıcı idi.
Dün, bugün sök dağıt parçala temizle topla, arızalıları, yıpranmışları değiştir.
(önceki yazıcıdan kalan yedek parçalar ve tecrübem var.)
Bir kaç fincan kahve molası sonrası akşama doğru yazıcıyı onarıp çalıştırdım.
Fişek gibi oldu.
Uğraşmaya değdi mi... EVET
Önceki yazıcı saç baş yoldurmuş, beni bayağı yormuştu, ancak tecrübe sahibi yapmıştı.
Kazandığım tecrübe ile haftalar süren onarım süreci 2 yarım günde çok çabuk onarabilmiştim.
Resimdeki renkli tonerli yazıcının atölye de artık ikizi var.
Şükür Allah'a...
4558.webp
 
Son düzenleme:
güle güle kullan.
Eyvallah üstad;
Samsung yazıcıları sevmiyorum.
Zayıf, narin mekanizmalılar, onarımları zor.
Atölyede HP, Brother, Ricoh yazıcılar var.
Taş gibi....
Sorunsuz, sıkıntısız kullanıyorum.
Samsunglar çabuk arızaya geçiyor, onarımda saç baş yolduruyor.
Aşağıda resimdeki Koç Koç koçari...
519.webp
 
Son düzenleme:
İçmeyenler kategorisindeyim, duygusal saatim.
ne yapayım, benim genetiğim bozuk. dedelerden kalma. şimdikiler hatırlamazlar. eskiden bakkallarda teneke kutularda bisküvi satılırdı, ben hatırlıyorum. dedem halikarnas balıkçısı ile arkadaşmış. o kadar çok içerlermiş ki, küçük halam hala sağ ve anlatır. boş şişeleri bakkala götürürlermiş, tenekeyle bisküvi alırlarmış. şimdikiler o hesabı yapamazlar. o zamanlar cam şişeler iyi para ediyormuş. ben bile 80li yıllarda denizden topladığım şarap şişelerini satar, okul harçlığımı çıkartırdım.
 

Forum istatistikleri

Konular
133,496
Mesajlar
971,861
Kullanıcılar
459,534
Son üye
m.ali123455

Çevrimiçi üyeler

Geri
Üst