Yazdıklarından gördüğüm kadarıyla en büyük avantajın diploma değil, sahada gerçekten iş yapmış olman.
O yüzden bence bu çizgiyi bozma.
Bir tavsiyem de şu olur: Meslek hayatında "ben bu işi çok iyi biliyorum" diyen insanlara hemen inanma.
Bilgi ile özgüven her zaman aynı oranda olmuyor.
Hatta bazen tam tersi oluyor.
Bir konuda yıllardır konuşan ama temel bir noktayı yanlış yorumlayan insanlarla da karşılaşabilirsin.
Teknik düşüncenin en önemli tarafı, bildiğinden emin olmak değil; yanılıyor olabileceğini düşünmek.
Bir iddia duyduğunda mümkünse standardını, teknik dokümanını, üretici verisini veya uygulamadaki karşılığını araştır.
Yoksa o meşhur fıkradaki gibi, "Pirenin bütün bacaklarını koparınca sağır olmuş." sonucuna varan kişi gibi olursun.
Teknik dünyada en tehlikeli hata, yanlış bilgiden ziyade, yanlış bilgiyi doğru zannetmektir.
Bir diğer tavsiyem ise İngilizce konusunda.
Bence bunu "idare eder" seviyesinde değil, gerçekten iyi seviyeye çıkarmaya çalış.
Bugün iyi mühendisleri diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, bilgiye doğrudan ulaşabilmeleridir.
En güncel teknik dokümanlar, standartlar, uygulama notları, üretici kılavuzları, akademik makaleler ve mesleki tartışmaların büyük bölümü İngilizce.
İngilizceyi iyi bilen biri, başkalarının aktardığı bilgiyi beklemek yerine kaynağına ulaşır, doğruluğunu kendisi değerlendirir.
26 yaş için "geç kaldım" diye düşünmene gerek yok.
Tam tersine, hem saha tecrübesi edinmiş hem de mühendislik okuyan biri olarak birçok yeni mezundan daha avantajlısın.
Şimdi yapman gereken, her şeyi öğrenmeye çalışmak yerine gerçekten ilgi duyduğun bir alanda derinleşmek ve öğrenmeye açık kalmak.
Bu çok hızlı ve bir çırpıda olacak şey değil, biraz kendine zaman tanı, hangi konular ilgini çekiuor, forumları gez, mesela Siemensin forumlarına bakabilirsin
"Bilmiyorum, araştırayım." diyebilen mühendisler,
"Ben zaten biliyorum." diyenlerden çok daha hızlı gelişir.
Çok iyi bir mühendis olacaksın, seni kutlarım.