Değerli ustam, kıymetli katkınız için çok teşekkür ederim.
Aslında yazının anlatmak istediği tam da sizin yaşadığınız o hikâyede saklı.
Bir işin zorluğu çoğu zaman yapılan harekette değil, o hareketin arkasındaki yıllarda gizli.
Sizin 15 dakikada çalışan bir sistemi teslim etmeniz de, bir ustanın tek bir dokunuşla arızayı çözmesi de aynı gerçeği gösteriyor:
Ustalık bazen saatlerce çalışmak değildir, doğru yerde doğru hamleyi yapabilmektir.
Ne yazık ki günümüzde çoğu insan emeği “harcanan süreyle” ölçüyor.
Oysa ustalık, sizin de dediğiniz gibi, olmazı oldurabilme becerisidir.
Ve bu beceri, yılların merakı, hataları, denemeleri ve sabrının bir sonucudur.
Sizin gibi ustaların hikâyeleri aslında gençlere verilecek en büyük derstir.
Paylaştığınız tecrübe için tekrar teşekkür ederim.
Böyle ustaların yetişmesi dileğiyle…