juneightt
Üye
- Katılım
- 8 Kas 2013
- Mesajlar
- 35
- Puanları
- 1
Merhabalar Arkadaşlar. Büyük bir hizmet binasına sahip bir kamu binasında elektrik mühendisiyim. Son zamanlarda biraz fazla mesai sarfettik. Şöyle ki geçmişte zaman zaman binamızın muhtelif kat panolarında yer alan kaçak akım rölelerinde olan açmalar, yaklaşık 1 senedir doğru düzgün bakımı yapılmayan rooftop klimaların gazlarının basılması ve tam kapasiteye yakın devreye girmesiyle binayı neredeyse hizmet veremez noktaya getirdi. İlk etapta binada yer alan kaçak akım rölelerini kademeli olarak sağır tip rölelerle değiştirdiysek te bu sorunu çözmedi, sadece bir süreliğine maskeledi.
Biz de bunun üzerine soruna ne sebep olabiliyor derken 2 konu üzerine odaklandık. Birincisi ana tmş üzerinde yer alan toroid 30 Ampere e bile ayarlıyken tutmadığı için uzun süredir devredışı bıraktığımızdan acaba daha kötüye mi gitti diye toprak kaçak akımlarını sorguladık. İkincisi de daha önce klima sistemleri için pasif harmonik filtre kurduğumuz ve şok bobinleri tesis ettiğimiz için harmonikler yönünden rahattık. Gerilim harmoniği nitekim yüzde 2 civarında olduğu için sorun yok gözüküyordu ancak akım harmoniğinde enerji analizöründen de teyit alarak bilhassa klimaların devreye girip çıkma anlarında toplam yüzde 40 lara(anlık ta olsa) akım harmonikleri gördük. Nominal olarak (harmoniğin nominalimi olur diyebilirsiniz ama devamlı hale geldiği için espriyle karışık böyle ifade edeyim dedim:] ) ta yüzde 25ler ile yüzde 30lar arasında gezen bir toplam harmonik akım saptadık. Bunların da önemli bir kısmı 5. harmoniklerdi.
Mekanikçi arkadaşların da yine kart yanma şikayetleri de bu sıkıntılara eşlik edince apar topar aktif harmonik filtre kurulmasına karar verdik ve böylelikle kaçak akımların azalacağına inanmaya başladık. Filtreler kurulmadan önce etüt için firmadan gelen arkadaşla beraber tüm sistemi incelerken 10 kVAr değerindeki monofaze reaktörlerin nötre gereksiz akım bastığını söyleyerek monofaze reaktör/kondansatör ne varsa devredışı bırakmamızı istedi ve ilginç bir şekilde gereksiz açmalarımız kaydadeğer şekilde azaldı. Faz başına 50-60 Ampere varan nötre yüklenmeleri engellemiş olduk. Biz harmonik filtreleri kurmak istemede amaç olarak gözle harmonikle gördüğümüz için, klima sistemleri(kartlar ve içindeki diğer elektronik donatılar) de harmonik üreterek kendilerine de sisteme de zarar verdiği için bunu kurmayı olmazsa olmaz olarak gördük ve toplam harmonik akımları yüzde 5-6 derecelerine çekmeyi başardık. Bundan sonra binanın hiçbir yerinden kimse bize "kartım yandı,cihazım bozuldu,filtreniz yok" gibi sebeplerle gelemez. Bu konuyu çözmüş olduk.
Ancak, ilk problem maalesef hala yerinde duruyor. Klimaların çatıdaki dış ünitelerinde 6-7 amperlere varan ve eşpotansiyelde toplamda 40 ampere varan kaçakları gözlüyoruz. Geçici çözüm(sistemin etkilenmemesi) olarak klimaların topraklamasını sistemden ayrı çekmeyi denedik ama topraklama yapılan yerin zemini kötü ve alan kısıtlı olduğu için yine döndük eşpotansiyele. Çoğunuz hemfikir olacaktır ki, Türkiye'de mühendislikte bir eşgüdümlü çalışma kavramı yoktur. Hele ki mekanik ve elektrik denilince akla düşman kardeşler gelir. Yıllarca mekanikçi arkadaşlar harmonikler yüzünden kartlarının yandıklarını söylediler ve buna istinaden 5-6 sene önce pasif harmonik filtre ve şok bobinleri kurduk. Uzunca süre sistem sorunsuz çalıştı. Ancak, söylemedikleri ve asla söylemeyecekleri şey, 10 sene kadar evvel buraya uzakdoğudan klima ekibi geldiğinde klimaların bizatihi kendilerinin harmonik jeneratörü olmaları sebebiyle hem mekanik hem elektrik personelinin harmonik filtreyi zamanında kurmayı firmadan talep etmemeleri. Hatta zamanındaki elektrik mühendisi arkadaş bu firmanın "bizim ünitelerimiz fabrika çıkışı 300 mA üstünde kaçak akım üretiyor" şeklinde verdiği yazıyı bile kabul etmiş. Ancak, özel sektördeki çoğu kurumsal firma bu durumu kabul etmeyip kaçağı 30 mA'in altına düşürmeden montajı yaptırmıyor dedi bir meslek büyüğümüz.
Biz de bunun üzerine "elektrik personeli olarak üzerimize ne düşüyorsa yaptık, mekanik personeli klima çatı ünitelerindeki kompresör-kart-su sızıntısı kaçağa ne sebep oluyorsa bulmakla yükümlüdür" minvalinde tutanak tutup bir yazı yazdık. Çünkü evinize bir fırın aldığınızda elektrik mühendisi bile olsanız sorun fırındaysa sizin tesisatınız ne kadar güzel olursa olsun fırındaki sorunu çözmeden sorunu çözemezsiniz. Biz gerçekten yapabileceklerimizin bittiğini düşündüğümüz için sözü onlara bıraktık.
Bırakmadan önce de bulunduğumuz şehirde çok büyük bir elektrik proje-taahhüt firması sahibi meslek büyüğümüzden klima çatı üniteleri için de 30 mA kaçak akım kuralının hukuki olarak geçerli olup olmadığını sorduk. (30 mA elbette sağlanmalı ama sağlanmıyorsa ne yapılabilir?) Sonuçta bu ünitelerde de insanlar çalışıyor ve şu anda topraklama sayesinde insanlar çarpılmıyor. Ancak Allah korusun topraklama koparsa ne olacak, problem burada başlıyor. Siz ne diyorsunuz, yorumunuz nedir, tamam mekanikçi arkadaşlar arızaları saptayacaklar, firma çağıracaklar, belki 6-7 amper olmayacak ama örnek veriyorum 300-500 mA kaçak akımlar kabul edilebilir midir, yoksa Allah korusun bir kaza anında 30 mA şartı böyle devasa ünitelerde de aranır mı? Aranırsa ne yapabiliriz? Örneğin bu sitedeki duayen İsa İlisu notlarına da baktım "Büyük enerji çeken yerlerde örneğin 400 amper 500 amper akım çeken yerlerde artık akımanahtarı kullanamazsınız." ifadeleri var. Hukuki olarak bu işin karşılığı nedir?
Biz de bunun üzerine soruna ne sebep olabiliyor derken 2 konu üzerine odaklandık. Birincisi ana tmş üzerinde yer alan toroid 30 Ampere e bile ayarlıyken tutmadığı için uzun süredir devredışı bıraktığımızdan acaba daha kötüye mi gitti diye toprak kaçak akımlarını sorguladık. İkincisi de daha önce klima sistemleri için pasif harmonik filtre kurduğumuz ve şok bobinleri tesis ettiğimiz için harmonikler yönünden rahattık. Gerilim harmoniği nitekim yüzde 2 civarında olduğu için sorun yok gözüküyordu ancak akım harmoniğinde enerji analizöründen de teyit alarak bilhassa klimaların devreye girip çıkma anlarında toplam yüzde 40 lara(anlık ta olsa) akım harmonikleri gördük. Nominal olarak (harmoniğin nominalimi olur diyebilirsiniz ama devamlı hale geldiği için espriyle karışık böyle ifade edeyim dedim:] ) ta yüzde 25ler ile yüzde 30lar arasında gezen bir toplam harmonik akım saptadık. Bunların da önemli bir kısmı 5. harmoniklerdi.
Mekanikçi arkadaşların da yine kart yanma şikayetleri de bu sıkıntılara eşlik edince apar topar aktif harmonik filtre kurulmasına karar verdik ve böylelikle kaçak akımların azalacağına inanmaya başladık. Filtreler kurulmadan önce etüt için firmadan gelen arkadaşla beraber tüm sistemi incelerken 10 kVAr değerindeki monofaze reaktörlerin nötre gereksiz akım bastığını söyleyerek monofaze reaktör/kondansatör ne varsa devredışı bırakmamızı istedi ve ilginç bir şekilde gereksiz açmalarımız kaydadeğer şekilde azaldı. Faz başına 50-60 Ampere varan nötre yüklenmeleri engellemiş olduk. Biz harmonik filtreleri kurmak istemede amaç olarak gözle harmonikle gördüğümüz için, klima sistemleri(kartlar ve içindeki diğer elektronik donatılar) de harmonik üreterek kendilerine de sisteme de zarar verdiği için bunu kurmayı olmazsa olmaz olarak gördük ve toplam harmonik akımları yüzde 5-6 derecelerine çekmeyi başardık. Bundan sonra binanın hiçbir yerinden kimse bize "kartım yandı,cihazım bozuldu,filtreniz yok" gibi sebeplerle gelemez. Bu konuyu çözmüş olduk.
Ancak, ilk problem maalesef hala yerinde duruyor. Klimaların çatıdaki dış ünitelerinde 6-7 amperlere varan ve eşpotansiyelde toplamda 40 ampere varan kaçakları gözlüyoruz. Geçici çözüm(sistemin etkilenmemesi) olarak klimaların topraklamasını sistemden ayrı çekmeyi denedik ama topraklama yapılan yerin zemini kötü ve alan kısıtlı olduğu için yine döndük eşpotansiyele. Çoğunuz hemfikir olacaktır ki, Türkiye'de mühendislikte bir eşgüdümlü çalışma kavramı yoktur. Hele ki mekanik ve elektrik denilince akla düşman kardeşler gelir. Yıllarca mekanikçi arkadaşlar harmonikler yüzünden kartlarının yandıklarını söylediler ve buna istinaden 5-6 sene önce pasif harmonik filtre ve şok bobinleri kurduk. Uzunca süre sistem sorunsuz çalıştı. Ancak, söylemedikleri ve asla söylemeyecekleri şey, 10 sene kadar evvel buraya uzakdoğudan klima ekibi geldiğinde klimaların bizatihi kendilerinin harmonik jeneratörü olmaları sebebiyle hem mekanik hem elektrik personelinin harmonik filtreyi zamanında kurmayı firmadan talep etmemeleri. Hatta zamanındaki elektrik mühendisi arkadaş bu firmanın "bizim ünitelerimiz fabrika çıkışı 300 mA üstünde kaçak akım üretiyor" şeklinde verdiği yazıyı bile kabul etmiş. Ancak, özel sektördeki çoğu kurumsal firma bu durumu kabul etmeyip kaçağı 30 mA'in altına düşürmeden montajı yaptırmıyor dedi bir meslek büyüğümüz.
Biz de bunun üzerine "elektrik personeli olarak üzerimize ne düşüyorsa yaptık, mekanik personeli klima çatı ünitelerindeki kompresör-kart-su sızıntısı kaçağa ne sebep oluyorsa bulmakla yükümlüdür" minvalinde tutanak tutup bir yazı yazdık. Çünkü evinize bir fırın aldığınızda elektrik mühendisi bile olsanız sorun fırındaysa sizin tesisatınız ne kadar güzel olursa olsun fırındaki sorunu çözmeden sorunu çözemezsiniz. Biz gerçekten yapabileceklerimizin bittiğini düşündüğümüz için sözü onlara bıraktık.
Bırakmadan önce de bulunduğumuz şehirde çok büyük bir elektrik proje-taahhüt firması sahibi meslek büyüğümüzden klima çatı üniteleri için de 30 mA kaçak akım kuralının hukuki olarak geçerli olup olmadığını sorduk. (30 mA elbette sağlanmalı ama sağlanmıyorsa ne yapılabilir?) Sonuçta bu ünitelerde de insanlar çalışıyor ve şu anda topraklama sayesinde insanlar çarpılmıyor. Ancak Allah korusun topraklama koparsa ne olacak, problem burada başlıyor. Siz ne diyorsunuz, yorumunuz nedir, tamam mekanikçi arkadaşlar arızaları saptayacaklar, firma çağıracaklar, belki 6-7 amper olmayacak ama örnek veriyorum 300-500 mA kaçak akımlar kabul edilebilir midir, yoksa Allah korusun bir kaza anında 30 mA şartı böyle devasa ünitelerde de aranır mı? Aranırsa ne yapabiliriz? Örneğin bu sitedeki duayen İsa İlisu notlarına da baktım "Büyük enerji çeken yerlerde örneğin 400 amper 500 amper akım çeken yerlerde artık akımanahtarı kullanamazsınız." ifadeleri var. Hukuki olarak bu işin karşılığı nedir?