İşten ayrıldım akıl istiyorum tecrübeli arkadaşlardan

Katılım
22 Ocak 2016
Mesajlar
13
Puanları
1
Arkadaşlar merhaba yaşım 36, yaklaşık 10 yıl kadar bir süre organize sanayi müdürlüğünde elektrik mühendisi olarak görev aldım. Bu süre içerisinde mevcut dağıtım şebekesi revizyonu , şebeke işletmesi, bakım ve kontrollüğü gibi görevler yaptım. Sıfırdan dağıtım sistemi, trafo,direk, ruhsat projelendirmesi, keşif hazırlama ve imalat kontröllüğünü yapabiliyorum. Hayatımda hiç orta gerilim dışında çalışmam olmadı fakat Eylül ayı içerisinde işten ayrıldım.Şimdi dönüm noktasındayım 3 seçenek arasındayım,
1- Kendi işimi kurarak proje, keşif ve kontrollük işlerine girmek.(Taahhüt işini finansal olarak karşılayamam veya ticaret bilgim yok ilk çekte, ödeme aksamasında patlarım diye korkuyorum.)
3-Taahhüt firmaları çağırıyor ama ücretler düşük ve çalışma şartları ağır
2- Fabrikalardan bakım şefi olarak çalışmam için teklifler geliyor fakat daha önce hiç fabrika deneyimim olmaması sebebi ile sorun yaşarmıyım diye düşüncelerim oluyor.
Orta ölçekli bir şehirde yaşıyorum imkanlar kısıtlı tecrübelerinize dayanarak yardımlarınızı istiyorum.
 
Bu ara Almanya yana yakıla yetenekli iş gücü alıyor.
Almanya ya sen mi götürüyorsun Erhan ustam iş gücünü Banker Bilo olmaz sonu inşallah .
Yalnız arkadaşın yazdığı üç maddenin ikisinde beni çağırıyorlar geçiyor . Cem Yılmaz ın doktorlar ile ilgili bir parodisinde şöyle bir replik geçiyor .
- Doktor Bilmem Kim Bey , ameliyathaneden bekleniyorsunuz .
Ulan ne havalı bir durum be . Bizi kim nereye çağırmış . Biz tavşan gibi her tarafa kendimiz zıplar gideriz .
Arkadaşa da tavsiyem şu . Çalışabileceğiniz iş ortamları varken üçüne beşine bakmadan hemen ve çok oyalanmadan işe başlayın . Başka imkanları daha sonra değerlendirirsiniz .
 
Son düzenleme:
Almanya bir takım organizasyon grupları olusturmuş. Başvuruları dosyaliyor, mülakatları yapıyor, uygunluklari kontrol ediyor.
Bunun dışında vize kolaylığı sağlıyor. İş arama süreci içinde oturma izini gibi. Dil konusunda beklenti seviyesini düşürdü.
Dün yanılmıyorsam bi haber vardı hangi meslek grubundan kaç kişiye gereksinim var.
Hocam tavsiyenizi anlıyor ve TR ortaminda hak ta veriyorum. Ama insanlarimizin 3'e, 5'e bakmadan işe baslamak zorunda bırakilmasi içimi acıtıyor.

Tavşan gibi zıplayıp gitmek güzeldi..

Hocam Yılancı Hacı vardı Hatay, Dörtyol'da. Ben de tanışma ve tedavi yöntemine şahit olmuştum. O dönemlerde GSM yoktu. Yaz aylarında, günde 3-5 kez ilçenin pek çok sokağındaki belediye hoparlörlerinden anons yapılırdı "Yılancı Hacı, falan yerde hastanız var, acele geliniz." diye.
Hava diye buna derim..
 
yav baba bak inançsız bir insanım ama hacı macitin efsunladığını yılan sokmaz diyorlar aslı var yok bilmem.. bizm hatayda da bir sürü reankarnasyon hikayesi var inanıyor insanlar acaip bir saçmalıkla kolay insanımızı kandırmak çok kolay .. biz elektronik komponetleri soğutmaya uğraşıyoruz biri çıkıp müşteriye kartın beyni donmuş demiş ikna edemiyorum.
 
Hocam adamın olayı yıllar önce Tv'de Uğur Dündar ile canlı yayında patladı. Zehirli akrebi Dündar'in kol saatinin üst tarafını kendince okuduktan sonra o bölgeye koydu. Akrebe vuruyor falan, sokmadı.. Akrebi alıp kol saatinin alt tarafına koyduğu anda batırdı iğneyi. Bir süre beklediler, Dündar anlatıyor şu oluyor, bu oluyor diye. Bir süre sonra adam hiç temas etmeden birşeyler okuyarak zerk edilen zehirin girdiği yerden çıkmasını sağladı canlı yayında ve kameralar gösterdi.
Ben Dörtyol 'da bulundugum bir dönemde şahit oldum. Birini getirdiler bir şey sokmus bacağından. İki kişi destek oluyor, yürüyemiyor adam. Bacak şişmiş, morarmış, siyaha yakın. Hacı geldi, yan taraftaki pide fırınindan biraz tuz getirin dedi.. Tuza birşeyler okudu, adamın bacağına temas etmeden birşeyler okudu. Adamın ayağına basarak gittiğine şahit oldum ve hacı "herkes bu tuzdan biraz ağzına atsın" dedi. Ben de almiştim. Sordum yerellere nedir bu tuz olayı diye. Bu tuzdan yiyen efsunlandi, bundan böyle hiç bir hayvan o kişiyi sokmaz/görünmez dediler. Yıllar geçti aradan ben olayı çoktan unuttum. Bu arada habire ava gidiyorum, açık arazi.. Bı tane yılan gormuyorum.. Aynı hatta yürüdüğümüz arkadaşlar görüyor, öldürüyor ben görmüyorum.. Hala aklıma gelmiyor. Yıllar geçti. Adana kirsalinda bir binanın hazırlığındayiz. Etrafimiz full tarla, darı vs. Binanın bodrumunda iniyorum, cikiyorum, jeneratör odası vs. Güvenlikler her gün rapor veriyor merdivende gördük, Bodrum'da gördük vs. Yok abi bi tane görmedim. Epey kaldım ben orada. Sonrasında işim bitti ben ayrıldım o binadan, benim makam odasinın çöp kutusundan yılan çıktığıni temizlik görevlisi haber verdi.
O zaman aklima geldi olay ve sordum. Dedilerki eğer yılan öldürmezsen ömür boyu efsunlusun. Hala çok sık ava giderim, bilirsin bir de bizim coğrafya sıcaktır, yılanı, ciyani, akrebi eksik olmaz. Çok şükür görmüyorum. Çok garip ama avda köpeğim yilanin defalarca üzerinden atladı, arkadaşlar dediler yaaa nasıl sokmuyor bu köpeği.. Vurdular yılanı, mesafemiz 5 MT yok bile. Görmedim, siyah, lastik gibi falan algıladım.
Bunların olayı gerçek dostum. Garip mi, evet ama gerçek.
 
havas ilmini boş geçmemek lazım ve eskilerin deyimiyle el almak lazım. maddiyat için yapmamak lazım ve diyetini uygulamak lazım. (diyet / beslenme kısmı bana uymuyor)
 
havas ilmini boş geçmemek lazım ve eskilerin deyimiyle el almak lazım. maddiyat için yapmamak lazım ve diyetini uygulamak lazım. (diyet / beslenme kısmı bana uymuyor)
Aynen. Araştırmıştım bir ara.. Ocak dediler.. Öyle bir kavram var. El almak ile aynı sanırım.
Ailenin tüm üyelerinde var bu durum. Enteresan bilgi: Kardeşlerden biri, bir hastaya okuduysa başka bir kardeşin aynı gün içinde okuması işe yaramıyormuş. O nedenle 1 kişi lanse ediliyor. Maddiyat beklentileri yok. Diyet kısmını bilmiyorum.
Benim bahsettiğim kişi Yılancı Hacı Macit. Rahmetli oldu. Oğlu devam ediyor.
Bu arada Hacı rahmetlinin ismi idi. Hacca gitmekle ilgisi yok.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha fazla bilgi edin…