kocamanusta
Profesyonel Üye
- Katılım
- 14 Nis 2009
- Mesajlar
- 3,864
- Puanları
- 1,981
konuyla ilgili elbette bi fikrim var. müsait olduğumda yazacağım. öncelikle sizin görüşlerinizi merak ediyorum.

konuyla ilgili elbette bi fikrim var. müsait olduğumda yazacağım. öncelikle sizin görüşlerinizi merak ediyorum.

edit: 1,6mA testerden kaynaklı kaçak akımdır.
Nötür ve topraklama iletkeninin irtibatlı olduğu tüm senaryolarda bizim yüklerimiz devre dışı olsa dahi enerji aldığımız yöne doğru bakarsak aslında sistemin yüklerinin bir kısmını bizim irtibatladığımız noktadan aktığını görürüz. Eğer nötür iletkeninden elde edilen bir koruma iletkeni elde edip bağlarsak da röleden sonra nötür koruma iletkeni hatasında yine rölenin bir bacağı kısa devre olacağından eşik değeri olan 30 ma civarında açma yapmayacaktır. Sonuç olarak benim kanaatim resimdeki işaretlediğiniz ve hocamızın anlattığı devrede röle nin sağlıklı çalışacağı kanaatinde değilim.
bahsettiğiniz senaryoyu videomun 4:44'den başlayan bölümünde test ettim.
N-PE anahtarla köprülendiğinde, lamba (29,7mA) yük testinde ve lamba (29,7mA) faz-koruma iletkeni testinde KAKR açma yaptı. sanırım öncelikle TT sistemde (KAKR sonrası) N-PE temasında KAKR açması bi zorunluluk mu sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. bence öyle bi zorunluluk yok.
bu sözde deneylerde KAKR normal çalışsa dahi gayri nizami bağlantıları kabul etmediğimi özellikle belirtmek isterim.
TT sistemde faz, nötr ve koruma iletkeni hatları ayrıdır. bu hatlardan herhangi ikisinin bilerek irtibatlandırılması veya herhangi birinin eksiltilmesi söz konusu değildir.
TN-S veya TN-C-S'nin TN-S tarafında N-PE iletkenleri fiziki olarak birleştiriliyor. makine tarafında değil ama priz ve aydınlatma devrelerinde KAKR kullanımı yönetmelikler tarafından zorunlu tutuluyor. yani olmaz bi şeyi konuşmuyoruz. tabii TT ve TN-S şebekenin iki farklı kurgu olduğunu unutmamak lazım. bu bağlamda nötr-koruma iletkeni kesiti, topraklama ve hatta -bu benim varsayımım- KAKR'nin tipi bile çok önemli.
sözde aynı deneylerin farklı sonuçlarının neden kaynaklandığını tartışmamız yöntem olarak daha sağlıklı olur kanaatindeyim. kısacası makro ölçeğinde değil de mikro (deney) ölçeğinde kalalım, nötr kopması senaryolarını ise en sona bırakalım derim.
not: bahsettiğiniz handikapları anlayamadım.
Evet nötür kopmasını da konuşuruz sona bırakmakta fayda var. Bahsettiğim handikaplar şu şekilde şimdi nötürden voltaj oluşmasının 3 farklı nedeni var. Bu voltajlar yüksek olduğu zaman hiç alakası olmayan yerlerde oluşan arızalar yine alakasız fakat aynı trafoya bağlı yüklerin kaçak akımının gereksiz yere açmasına neden olmaktadır.
1- kötü işletme topraklaması sonucu nötürde voltaj görülmesi (faz- nötür arası 416 volt gördüğüm yer vardı geçmişte vedaş ta)
2- arıza nedeniyle arızalanan fazın sıfırlanarak nötürde voltaj görülmesi bu genelde fazın trafoya uzak noktada faz- toprak hatası sonucu nötürde voltaj görülmesi bu arıza çesidinde kaçak akım röleleri belli belirsiz açma yapmaktadır.
3- yük dengesizliği ve rastgele monofaze yüklerin 1 veya birden fazla faza dengesiz bağlanması sonucu dengesizlik akımından kaynaklanan nötür voltajı bu nötür voltajında kaçak akımlar genellikle yada hemen hemen hiç açmıyor fakat nötür toprak voltajı bazen 25-30 voltlara kadar çıkabiliyor.
Toparlarsak farklı bölgelerdeki dağıtım şirketlerindeki mühendis arkadaşlarla istişare ettiğimde onlarda da trafodan sonra ana dağıtım yada yali panolarda 30 ma kaçak akım korumasının teknik olarak mümkün olmadığı uygulamada son kullanıcı kısmında kaçak akım ve toroid sistemlerinin kullanılabildiğini görmekteyiz.Dolayısıyla son kullanıcı öncesi toprak hatası korumasını gerçekleştiremediğimize göre saydığım sebeplerden arıza her zaman olabilir. Bu nedenlerden dolayı nötür toprak birleştirilmemelidir.
Şimdi son kullanıcı kısmında sistem ne olursa olsun (TT,TN-S,TN-C-S v. s) yukarıda belirtiğim nedenlerden dolayı oluşacak nötür voltajı topraklama birleştirildiğinde bağlı cihazların gövdesine gerilim vermek demektir. Buda çok tehlikeli bir durumdur.