Ne olacak bu halimiz

kafa1234

Üye
Katılım
12 Mar 2017
Mesajlar
33
Puanları
1
Yaş
34
Özel sektörde calisayim diyorum 2 şantiye bitti yine issizim.Bu meslegi yapmayayim diyorum,ne yapacagimi bilmiyorum.1 yil gece gündüz Kpss calisayim diyorum,ekonomi belli alim olur mu emin degilim.Toefl calisayim diyorum sonra is bulabilir miyim ondan da emin degilim.Yine uykusuz geceler banaa...Çok mu umutsuz oldum a dostlar.
 
iş eskiden aslanın ağzındaydı, artık midesinin dibinde, karnını doyurmak için yapabileceğin bütün seçenekleri gözden geçir. umudunu sakın kaybetme. sanat atın bileziktir ama iş olmayınca karın doyurmuyor. her şeye saldır kendini yetiştir ve eğit. sakın yılma. hiç ummadığın bir kapı açılır ve hayatın kurtulur. ben bu yaştan sonra hala kendimi eğitmeye öğrenmeye çalışıyorum. 25-30 yıl önceki teknoloji ile bu gün aynı değil. umarım araştırmalarımın, çalışmalarımın karşılığını alır bu yaz yeni işe başlarım.
 
Bir benzetme yapacağım ama yanlış anlaşılmasın;

Hayvanların bir kısmı sürünür, bir kısmı koşar, bir kısmı da uçar! Bu, hayvanlar için kader değil birer vazifedir. Biz insanlar da bazen hayvanlara benzeriz; bazen sürünür, bazen koşar, bazen de uçarız. Bizler de vazifeliyiz! Bizi hayvanlardan ayıran özelliklerden biri de bu özellikler arasında geçiş yapabilmemizdir. Bugün sürünüyor olsak da yarın uçabiliriz.

Kimin ne zaman koşacağını, ne zaman uçacağını, ne zaman sürüneceğini bilemeyiz. Sorumluluklarımızı yapıp bekleriz. Sen sorumluluklarını yap, kendini üzme, Yaratıcı takdir etsin.
 
Son düzenleme:
Kafa 1234 üzülmeek elde değilde yapacak fazla bir şeyde yok düzen belli ortam belli. sende kafa1234 bende kafa9999999999... gidiyor. iş buluyoruz yaşlısın deniyor, yevmiye gidiyoruz köle izaura yanımızda kral sayılır. İş biter inşaatı temizle der sonrada para yok alınca veririm der. Kısacası sen çalışırsın adam mal sahibi olur sende para gelecek diye dert sahibi olursun. İşten anlamayan iş yetiştirecem diye çırpınıyor işin ehlide inşaatları süpürüyor oda bulursa.
 
Yaşamak için Su ve Yiyecek, Giyecek, Barınak yeter.

Bugün küçük bir kız çocuğu gördüm, 6-7 yaşlarında eli yüzü de ak pak, tertemiz. Çöplükte işe yarar bir şeyler arıyordu. Ne bir utanma ne bir yadırganma duygusu vardı.
Ufacık kızcağız gerçek ve Ruhani yaşam mücadelesini veriyordu. Hiçbir insanın hakkını yemeden, hiçbir insana zarar vermeden yapılan gerçek yaşam mücadelesi. Aynı hareketi ben veya birçoğumuz yapmaya kalksak; beynimizde "elalem şimdi ne der" vesveseleri yüzünden kendi kendimize etmediğimizi bırakmayız.

Ama o, tertemiz, zihni safsata ve moderniteyle kirlenmemiş, en insani şeyi yapıyor dümdüz yaşamaya çalışıyor. Bizim zihnimiz, çağdaşlaşma aksesuarlarının romantik bariyerleriyle dolu. Biz "elalem ne der" dedikçe yaşanması gereken hayatı yaşayamıyoruz.

Toplumsal kaos bireyi içine hapsediyor. Malesef toplumsallaşabilmek paranızın gücüne bakıyor. Para, toplumları kümelere ayırıp onları akide şekerleriyle uyuşturuyor. Parası en az olanın kaderi Valans Elektron'unkiyle aynı. Kalabalıkların içinde yalnızlar artıyor. Lafı şuraya bağlayacağım; verilen mücadele toplumsallaşmak ile bireyselleşmek arasındadır. O kız bireysel yaşıyor, bizler toplumsal yaşıyoruz.

Toplumsallaşmanın en sapkın, en yozlaşmış, en cani, en tehlikeli şeklide bugün Çin'de yaşanıyor. Çin'de günümüzde Köpek Yeme Festivali yapılıyor. Köpek Eti ciddi bir sektör olmuş durumda. İnsanın en güzel, en sadık, o en tatlı dostu olan Köpeği bugün Çinliler; güya hayatlarını geçindirebilmek için yiyor, işkence ile öldürüyor ve satıyorlar. Tabii insanlar bu hale birden gelmedi; o dizi formatlarında, TV formatlarında, filmlerde insanlara olmayan gerçekler dayatıldı. Toplumsal ahlak sistematik biçimde yozlaştırıldı. Yok neymiş "hayatta kalmak için ölen insan etini yemişte, susuz kalmamak için kanını içmişte". İpe sapa gelmez ne kadar sapıklık varsa dayatıyorlar. Yahu! vadesi gelen insan gider arkadaş, vadeyi uzatmak borcu ortadan kaldırmaz! Ama işte toplumda ahlak bittiğinde, ruh bittiğinde her türlü sapkınlığa açık hale geliniyor.

Yüksek ahlaka sahip insan aç kalır ekmeğini böler, suyunu böler. Eğer yoksa yanındaki ile aç susuz gezer.

İnsanlığını, Ruhunu, hayata neden gelmiş olduklarının anlamını yitiren Çinliler, belkide gelecekte birbirlerini hayat mücadelesi adı altında kesip, yiyip, satmaya başlayacaklar. Çin'de böylece 21. yüzyılın yamyam toplumu oluşmaya başladı.

Lafımı toparlıyorum, aç kalmak ayıp değildir, işsiz gezmek ayıp değildir, çalışmak ayıp değildir, çöpten ekmek alıp yemek (hoş olmasa da, zararlı bile olsa da) ayıp değildir. Demek istediğim, naçizane düşüncem varolmanın anlamı dost canlılara, insanlara zarar vermeden yaşayabilmektir.

Kahırlanacak insanlar varsa onlarda Çinliler gibi toplumlardır, ruhunu kaybetmiş toplumlar. Elbette iyi Çinli insanlar vardır fakat toplum olarak baktığımızda onların içinde önemli bir kitle böyle yaşıyor.

Allah kimsenin ruhunu kötülüğe saptırmasın.
 
Son düzenleme:
Günümüzde insanlık anlamını ve gayesini yitirmeye başladı neyi ne için yaşıyoruz bu çok önemli eğer insan evrensel insani dini kültürel değerlerini yitirirse çok deiğşik bir canlıya dönüşüyor .Mesala acıma duygusunu ,duygusallığını ,sevecenliğini yardımlaşma duygusunu ve birçok insani duyguyu kaybediyor.Benim herşeyim tamamsa herşey tamamdır diye düşünüyor oysa klasik bir sözdür hepimiz aynı geminin içindeyiz ve batarsak kimse kurtulamayacak .Bazen istanbulda bir başıma dolaşırım çeşitli durumlar ve olaylar görürüm Lüks restorantlarda büyük camlı salonlarda durumu iyi olan insanlar envayi çeşit yemek yer hemen yanı başında ufacık çocuklar mendil ve su satar 3 kuruş paraya bu böyle sürüp gider ama nereye kadar Bu gün ben çalışıyorum bu herkesin çalıştığı ve işi gücü olduğu manasına gelmez.Mesala EYt li işsiz yaşı ilerlemiş iş bulamayan evine ekmek götüremeyen arkadaşlar var ,atanamayan öğretmenler iş bulamayan mühendisler var asgeri ücretle çalışıp kira ödeyen arkadaşlar var.Durumu iyi insanlar sitelere taşındı kapılarına güvenlik koyup etraflarına kamera ve duvar ördüler.Toplum ve memlekette artık sınıflaşma ve ayrışma olmaya başladı Şunu ayrıca özellikle belirteyim Kendini Mütevazi ve dindar diyen kesimde kendi elitini ve sınıfını oluşturdu.Eskiden zengin elitler vardı bunu anlıyorumda yeni düzene bir türlü alışamadım camide site içinde yani diyorki bu camiye sen gelme .Bir tanıdığım söylemişti Müdür olan bir tanıdığı demişki sitede kurban eti dağıtacak kimse bulamadık işte durum budur.Bulgar bir iş admı bana Bozuk Türkçeyle Ekmek ve su dedi anlayamadım meğer dedesi küçük bir çocuk iken bu iki kelimeyi öğretmiş ve Demişki Hangi Türkün kapısını çalıp bu iki kelimeyi söylersen asla aç kalmazsın.Ben bunu duyunca gözlerim yaşardı Biz neden bu hale geldik Herşeyimiz dünya oldu Aileler bile madde yüzünden dağılıyor Boşanmalr had safhada en şatafatlı şekilde evleniyorlar 1 2yıl içinde boşanıyorlar tarihi ve turistik mekanlarda deniz kenarlarında evlilik resimlerini çektirip albüm yaptırıyorlar herşey sembolik olmuş işin gerçek anlamı unutulmuş.Oysa yaşam resimlerdeki gibi değil karşılıklı sevgi saygı onun haliyle hallenmek elindekiyle yetinmek Fuzuli masraflara girmemek yaşamı birlikte omuzlamaktır toplum ve aile ancak böyle kurtulur.
Bu zengin ve güzel memleketimizde insanlar iş bulamıyor çöpten ekmek topluyorsa çok derin bir sorgulama yapılması gerekmektedir.Bu gün kapitalizim herşeyi bir değirmen gibi öğütüyor Kendi sistemimizi oturup yeniden kurmalıyız yoksa hep beraber uçuruma doğru gidiyoruz Yok ben kendimi kurtardım bana birşey olmaz kimse demesin .Her gün tv deki vahşet haberlerini hepimiz dinliyoruz bunun sebebi acaba nedir .Bunlar benim düşüncelerim saygılaarımla.
 
yeni nesil yokluk, açlık nedir bilmiyor. 40 yıl öncesiyle bu gün arasında dağlar kadar fark var. bizler sempatiyi öğrettilerde. empatiyi öğretmediler. saydığım yoklukları anlatırken sakın yalnış anlamayın acımanız için değil, sadece benim gibi, yaşamışlara örnek olarak bakın. içme suyuna ulaşmak için 5 km dağa çıktım, doldurduğum akar suyun üst tarafında kurbağaları ve yengeçleri gördüm. ama içmek zorundaydım başka içilebilir su yoktu. küflenmiş ekmek, kokmuş balık yedim. 36 saat uykusuz çalıştım. on parmağımda on marifet kazandım ama, on parmağımdan altısı arızalı, kimi kırık kiminde sinir kopuk. yaşadığım ortam her zaman elit değildi, aşağıladığımız şarapçılarlada yaşadım. elit dediğimiz ressam yazarlarla da. çok çöplük karıştırdım, foseptik temizledim. empati yapmayı öğrendim. kendi yapabileceğim hiç bir şeyi başkasından istemedim. bir bardak suyu bile. açlığıda yaşadım parasızlığı da.şimdi durumum iyi mi? bir çok kişiye göre evet. bir eve, bir evlada, bir de emekli maaşına sahibim. para asla yetmiyor, çalışmak lazım, lazım da bu yaştan sonra kimse bana iş vermiyor, elimin ustalığı her yerde ya para etmiyor, ya da karşılığını vermiyorlar. varlık döneminde kendimi bu kadar bol keseden harcamasaydım, şimdi daha iyi bir konumda olabilirdim. bakın bu konuda beni boşayan karım çok iyi bir lafı" sen salağın tekisin, hep başkalarına kazandırdın, kendin aç kaldın hiç bir şeyin yok" derken ne kadar haklı olduğunu görüyorum. onu bile emlak zengini yaptım. şimdi neyim var, oturmama izin verdiği bir evim var. kesinlikle kötü bir kadın insan diyemem. onun arkasından da tek kötü laf etmem.edemem. çünkü sonuna kadar haklı. eğer adam gibi adam olsaydım beni bırakmazdı. bu yaştan sonra yeniden başlamak her ne kadar zor olsada, başlamak için çabalıyorum.yılmıyorum yılmayacağım. artık bazı değerlerim değişti. dilenciye para vermek yerine şarapçıya para veriyorum.hiç değilse nereye gittiğini biliyorum. bakkalıma askıda para bırakıyorum, ihtiyacı olan alamayan bir çocuk varsa sen ver diyorum. sokakta oturan yaşlı annelerime ayran ısmarlıyorum.hal hatır soruyorum. elimden geleni ben yapıyorum da, benim kazandırdıklarım, bana dostum diyenlerden de hiç bir şey görmüyorum. gerçek bir iki dostum hariç. çünkü onlar bana hiç bir zaman dostum demedi.(arkadaştık,kardeştik, asla birbirimize dostum demedik) iyi kafa ütüledim. zamana uyarak herşeyi öğrenerek bir yerlere geldik, gelmeye çalışıyoruz. devam da edeceğiz yaşamak için yılmayacağız. başkaları için çalışırken bile kendimizi düşünmek zorunda olduğumuzu asla unutmayacağız. el emeğinin tecrübenin bilginin değerini bilene değer vereceğiz. ve biz bundan kazanacağız az olsun ama öz olsun. bana salak diyenler kesinlikle haklısınız. hep başkalarına çalıştım, başkalarına hizmet ettim. yine de devam edeceğim, ama biraz daha dikkatli. isteyen bu laflarıma kızabilir. bana kazık atanlar için söylediğim, her zaman dediğim. " ben cennete gitmeyeceğim, ama gittiğim cehennemde ben sizden daha serin yerde olacağım." umarım buradaki güzel insanlar benim cehennemime gelmezler.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha fazla bilgi edin…