Üzerine kedi düştü, 50 bin lira tazminat aldı!

binbaşı

Onursal Üye
Onursal Üye
Katılım
1 Eyl 2011
Mesajlar
7,341
Puanları
3,256
Konum
BURSA


Hastanede serum tedavisi gören B.B.'nin üzerine metal plaka ve kedi düştü. Başından yaralanan B.B.'ye, 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

21 Mayıs 2025'te boğaz ağrısı ve halsizlik şikayetiyle İstanbul'daki özel bir hastaneye giden B.B.'ye tetkiklerinin yapılmasının ardından serum tedavisi uygulandı. Sedyede tedavisi sürdüğü sırada, tavandaki metal kapak, içinde bulunan bir kediyle birlikte hastanın üzerine düştü. Metal kapağın düşmesi sonucu B.B.'nin sol frontal saçlı derisinde 1'er milimetrelik iki sıyrık oluştu. B.B.'ye tetanos aşısı yapılırken olay, hastane hekimlerince tutanakla kayıt altına alındı. Kedinin tırmalaması ve kuduz riski nedeniyle bulunduğu özel hastaneden Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne yönlendirilen B.B.'ye burada kuduz aşısı ile antikor tedavisi uygulandı.

Yaralanan B.B. konuyu yargıya taşıdı​

Tedavisinin ardından B.B., avukatları A. İslam Gezer ve Elif Büşra Berber aracılığıyla konuyu yargıya taşıdı. Avukatlar, ayıplı hizmet verildiği gerekçesiyle 250 bin lira manevi tazminat istemiyle tüketici mahkemesine başvurdu. Dosyayı inceleyen İstanbul Anadolu 7'nci Tüketici Mahkemesi, sulha teşvik etti ancak taraflar uzlaşmayı kabul etmedi. Davalı hastane avukatı, davanın reddini talep etti. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vererek, hastanenin B.B.'ye yasal faiziyle birlikte 50 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

"Hastane ortamı güvenilir olmalıdır"​

Kararı değerlendiren B.B.'nin avukatlarından İslam Gezer, "Bu olay alelade bir kaza olarak nitelendirilemez ve görülemez. Çünkü hastane ortamı güvenlik, hijyen, denetim ve öngörülebilir riskler açısından bertaraf edilmiş olması gerekmektedir. Nitekim müvekkilimiz yaşanan olay neticesinde kuduz aşısı, tetanos aşısı olmak ve antikor kullanmak zorunda kalmıştır. Bu durum sadece bir fiziksel zarara değil müvekkil açısından sağlık hizmetlerine duyulan güven hakkının zedelenmesi anlamını taşımaktadır. Bu hallerden dolayı tarafımızca hasta hakları yönetmeliğinde öngörülen düzenlemelerin, anayasanın ilgili hükümlerinin ve tüketicinin korunması hakkında kanunun ilgili maddelerinin de açıkça ihlal edilerek ayıplı bir hizmetin verilmesinden bahisle tarafımızca dava ikame edilmiş ve ilk duruşmada mahkemece manevi tazminata hükmedilmiştir" dedi.

Alıntıdır: https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/üzerine-kedi-düştü-50-bin-lira-tazminat-aldı/ar-AA1V0dqd?ocid=msedgdhp&pc=U531&cvid=697797d6c6c64e33adcff0adb011c83c&ei=31
 
Bir konuda daha dünyada liderliği yakalamak üzereyiz, yüksek kuduz riskli ülkeler sıralamasında Hindistanla beraber kırmızı listeye geçmiş durumdayız.
Yeni ameliyat olmuş hastanın odasına enfeksiyon kapma riskinden dolayı canlı çiçek bile koyulmazken köpeklerden insanlara rahatlıkla bulaşan Leptospiroz, Toksoplazma Gondi, Tüberküloz, Leishmania, Uyuz, Tenya, kıl kurdu ve mantar hastalıkları türleri bulunan köpeği vekiller yeni ameliyat olmuş hastaların odalarını tek tek gezdiriyor. Maalesef böyle cahil vekiller var.

 
Sağlık bakanlığı olaya el atması gerekir
Tazminat ile olayın kapanmaması gerekir .
.Tüm benzeri olayların
 
Bir de hayvanlara saygı deyip duranlar var. Hayvanlara saygı göstereceğim diye insana saygıyı unutmuşuz!

Bunca hayvan sokaklarda kaldıkça risk durumu da bitmez.
 
Bir de hayvanlara saygı deyip duranlar var. Hayvanlara saygı göstereceğim diye insana saygıyı unutmuşuz!

Bunca hayvan sokaklarda kaldıkça risk durumu da bitmez.

İlk önce ticareti yasaklanmalı.
Bakacak kişiler içinde kanun çıkarılmali hayvanın yaşam alanından tutun vergisi
3 . şahıslara sigortası gibi ve diğer .
Kuşlar da dahil .
 
Bir de hayvanlara saygı deyip duranlar var. Hayvanlara saygı göstereceğim diye insana saygıyı unutmuşuz!

Bunca hayvan sokaklarda kaldıkça risk durumu da bitmez.
bu entel dantel takımı, bir güzelliğin b*kunu çıkarmaya bayılırlar ama hiç biri doğayı bilmez tanımaz. hayvana saygı duy deriz, lafı kıçından anlar. çünkü oturma organları onların beynidir. sokak hayvanlarına saygı duyuyorum ama onlara pelet mama alıp vermiyorum. artan yemeklerimi uygun koşullarda önlerine koyuyorum. artık kedilerimiz bile sosyetik olmuş (en azından benim mahallemde) çiğ balık artıklarını bile yemiyorlar. bu kediler nasıl fare yesin ki?
köpekler çok değerli hayvanlardır. hepsinin sınırları vardır ve işaretlerler. hiç biri diğerinin sınırını aşmaz, geçmez. yemek veren eli unutmaz. mahallenin bekçileridir onlar. onları da hazır mama ile beslersen, ne sınır dinler, nede sahip. çünkü hazır mamalar onları yozlaştırır.
hayvanı doğayı sevmek demek onlara saygı göstermek ve yaşam alanlarını korumak demektir. sen domuzlar şehre iniyor diyorsun ama köpekleri kısırlaştırıp hazır mamayla besliyorsun. sözde hayvanseversin. daha dün eczanede (sahibi 40 yıllık tanıdığımdır) arkadaşıyla konuşurken, mahallesine kurtların indiğinden bahsediyordu. yozmuş köpek kurda ne yapsın? sokağın neresini beklesin? daha söylenecek çok söz var da...
 
İşler çıkılmaz hale geldi .

Bende terasta inek besleyeceğim .
Sorun olacağım .

Yaşam alanları dışına çıkıldıgı zaman sorunlar başlar .
 
Son düzenleme:
Av yasaklansın
Kesim yasaklansin
Hayvanlar iş'e kosulmasin
Her turlu hayvansal gıda ve urunun kullanimi da yasaklansin


Hadi cikin isin icinden.
bu diyenleri, götüreceksin bir adaya bırakacaksın ve oturup seyredeceksin. açlık çekmemiş bu salaklar ne bilirler doğayı, yaşamayı. elinden telefonunu al, şehrin öbür ucuna bırak eve dönemezler. yaratan kimseyi açlıkla terbiye etmesin. av olayı da bana göre değişken yiyip karnını doyurmayacağın hayvanı zevk için öldürmek bana ters.
 
Sadece hayvanlara değil, tüm canlılara, hatta çevreye de saygılı olmak zorundayız. Her sene orman yangınlarında bile, yüzlerce, binlerce can da yanarak yok oluyor maalesef.

Birine dikkat ederken diğerini ihmal etmemeliyiz!
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha fazla bilgi edin…