Omik Kayıplar - Transient Analiz

Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
41
Puanları
1
Yaş
22
Herkese Merhaba
Elektrik motorlarında omik kayıplar olur mu ? Çünkü motorlarda bobin kullanılmaktadır. Bobinler ise endüktif kayıplara yol açar .
Diğer sorum ise transient (geçici hal) analiz ne demektir? Araştırmama göre devrenin başladıktan sonraki belli bir süre içinde yüke karşı verdiği tepki, umarım doğru bulmuşumdur.
 
Son düzenleme:
Zaman rölesi bir diğer ifade ile zaman saati adı verilen sistem süresi belli olan bir aralıkta araya girmesi veya çıkması amaçlanan elektrik sisteminin kontrol edilmesinde kullanılmak için tasarlanmıştır.
İyi bir topraklama değeri sıfıra ohm'a yakın olan değerdir. Fakat her işte olduğu topraklamadada maliyetler önemli, onun için iyi bir topraklama değeri izin verilen değerler içinde olandır.

Bunalmis

Katılımcı Üye
Katılım
4 Şub 2007
Mesajlar
290
Puanları
56
Bir bilyayi yuksekten birakinca bilya yere carpip ziplar zipla nihayetinde durur ya;

Iste bu olayda ziplama sureci gecici olaylarin oldugu bolge, bilyanin tamamen duragan hale gectigi bolge de surekli hal bolgesidir.

Benzer olaylar elektrik devrelerinde de olusur. Mesela motora voltaj verince motor birden cok yuksek akim ceker ve yavas yavas hizlanir bir sure sonra akim ve devir sayisi normal degerine ulasir. Burda da gecici hal bolgesi motorun duragan halden nominal devir sayisina ulsatigi ana kadar gecen suredir.

Bir adaptoru prize takinca cikista voltaj aniden belirmez bir kac yuz ms zaman ister. Bu kisa zaman araliginda da gecici hal olusur.

Gecici hal icin sistemde illa yuk olmasi gerekmez.
 
Konu Sah
Azizcan Bozkurt
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
41
Puanları
1
Yaş
22
Bir bilyayi yuksekten birakinca bilya yere carpip ziplar zipla nihayetinde durur ya;

Iste bu olayda ziplama sureci gecici olaylarin oldugu bolge, bilyanin tamamen duragan hale gectigi bolge de surekli hal bolgesidir.

Benzer olaylar elektrik devrelerinde de olusur. Mesela motora voltaj verince motor birden cok yuksek akim ceker ve yavas yavas hizlanir bir sure sonra akim ve devir sayisi normal degerine ulasir. Burda da gecici hal bolgesi motorun duragan halden nominal devir sayisina ulsatigi ana kadar gecen suredir.

Bir adaptoru prize takinca cikista voltaj aniden belirmez bir kac yuz ms zaman ister. Bu kisa zaman araliginda da gecici hal olusur.

Gecici hal icin sistemde illa yuk olmasi gerekmez.
Teşekkür ederim , mesajınızı görmemişim. Kusura bakmayın.
Anlattıklarınız kafamdaki sorunların çözümü için yol açtı . Yorumlarınız gayet kaliteli , bilginizi paylaştığınız için çok teşekkürler.
Peki elektrik motorlarında bakır ve alüminyum sargıda fark nedir ? Bir sargı bakır diğer sargı alüminyum olsa , ne gibi sonuçlar ortaya çıkar ?
 

binbaşı

Onursal Üye
Onursal Üye
Katılım
1 Eyl 2011
Mesajlar
5,872
Puanları
3,256
Konum
BURSA
Teşekkür ederim , mesajınızı görmemişim. Kusura bakmayın.
Anlattıklarınız kafamdaki sorunların çözümü için yol açtı . Yorumlarınız gayet kaliteli , bilginizi paylaştığınız için çok teşekkürler.
Peki elektrik motorlarında bakır ve alüminyum sargıda fark nedir ? Bir sargı bakır diğer sargı alüminyum olsa , ne gibi sonuçlar ortaya çıkar ?

https://tr.wikipedia.org/wiki/Alüminyum
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bakır
https://www.kablopiyasa.com/kategori/aluminyum-iletken-kablolar

Merhaba. Bakırın elektrik direnci 16,78 nΩ·m (20°C'de) alüminyumunki ise 26,50 nΩ·m (20°C'de) olduğundan dolayı, ayni elektrik motoru sarımlarında bakır sarımlara göre alüminyum emaye teller daha kalın kesitli tel olarak seçilmek zorundadır. En baştan elektrik müh.liğiyle ilgili bir dizaynin buna göre yapılmış olması gerekir. Sarım olukları çok genişse bu bir sorun olmaz, ancak bakıra göre hesaplanmış motor sarımı oluklarında kapladığı (doldurduğu) hacim açısından alüminyum emaye bobin teli kullanmak çok zor olur. Bir bisiklet dinamosunun çok küçük olan bu alternatör dizayninde ise, sargıların sarım boşluğu alüminyum emaye tele göre yapılmışsa alüminyum emaye tel bu boşluğu sıfıra sıfır dolduracak şekliyle sarılarak kullanılır, daha ince ve ayni metrajdaki bakır emaye telle ise bu sargı boşluğu tam olarak doldurulamaz, arada biraz boşluk kalır.

Yeraltı elektrik iletim hatlarında kullanılan alüminyum ve bakır kablolar için de ayni durum geçerlidir. Bu hatlarda ayni elektrik gücünü enerji kayıpsız olarak üzerinden güvenle taşıyacak alüminyum kablolar bakıra göre daha kalın kesitli olarak seçilmek durumundadır. Arada elektrik dirençleri bakımından temel uygulanış farkları da bu olur, başka kullanım farkları da (öz kütleleriyle birim fiyatları dışında) pek bulunmaz. Kolay gelsin.
 

Bunalmis

Katılımcı Üye
Katılım
4 Şub 2007
Mesajlar
290
Puanları
56
I*R gerilim dusumu kayip demektir, sicaklik artisi icin isi kaynagi demektir. Isi sorun olmayacaksa aluminyum maliyet acisindan tercih edilir.
 

binbaşı

Onursal Üye
Onursal Üye
Katılım
1 Eyl 2011
Mesajlar
5,872
Puanları
3,256
Konum
BURSA
Herkese Merhaba
Elektrik motorlarında omik kayıplar olur mu ? Çünkü motorlarda bobin kullanılmaktadır. Bobinler ise endüktif kayıplara yol açar .
Diğer sorum ise transient (geçici hal) analiz ne demektir? Araştırmama göre devrenin başladıktan sonraki belli bir süre içinde yüke karşı verdiği tepki, umarım doğru bulmuşumdur.

Merhaba. Elektrikte indüktif, kapasitif ve omik yükler..

SGK’da ise SSK, Bağ-kur, Emekli Sandığı (memur) emeklilik (sosyal güvence) sistemleri..

Elektrikte de sosyal güvenlikte de 3 ayrı güzel..

Hocam, ne alaka bu, kel alaka! da diyebilirsiniz, çok haklı olarak..

Ama bu konu daha kolay anlaşılsın diye bu sadece bir benzetmedir..

2008 yılında SGK sisteminde yapılan köklü bir kanun değişikliğinin dışında (bu kanunun gerekçesine şartlarınız uygunsa örneğin bu engeli de kolayca aşıyordunuz yine) hangi kurumda daha çok hizmetiniz varsa 25 sene göz önüne alınıp siz o kurumdan emekli oluyordunuz..

Elektrikte saf omik, indüktif veya kapasitif direnç kavramı kesilikle yoktur..

O adı geçen yük toplamda hangi ayırt edici özelliği ağırlıklı olarak gösterebiliyorsa tamam arkadaş! sen omik yüsün, sen indüktif yüksün, sen de kapasitif yüksün diyoruz, ayni SGK sisteminde 2 veya 3 sistemden hangisinde ağırlıklı olarak çalışılıp o sistemden tam olarak da emekli olundu ise..

Ancak rezistanslar, elektronik dirençler, ampül, CRT TV flamanları omik yük, bobinler indüktik yük kondansatörler ise kapasitif yük olarak ağırlıklı olarak adı geçen bu yük özelliklerini gösterdiklerinden bu yük veya AC' de bu direnç özelliğiyle anılırlar. İçinde iletken olan tüm kabloların, kordonların da bakır iletken telleri dolayısıyle omik dirençlerinin yanında, eser oranda da bu kablonun bobin (karkas) veya yan yana çok yakın olarak iç iletkenlerinin bulunabilmesiyle indüktif veya kapasitif etkilenimlere maruz kalabilmesi de söz konusu olabilir.

Bobinlerin self (indüktans) yükü özelliğini gösterirken kendi omik dirençleriyle bu bobin iletkenlerinden iletkenlik akımı geçer. Omik direnç olarak, örneğin bu AC motor çalışmayıp dururken bir avometreyle, avometre içindeki 9 volt DC pil akımını sargılara prob uçlarıyla uygularken motorun sadece omik direncini ölçmüş oluruz..

Saf omik direnç, saf bobin ve saf (%100) kapasitör hiçbir zaman elektrikte tam olarak bulunamayıp hangi özelliği ağırlıkta olup tam olarak da o öne çıkmışsa "sen tam olarak değil ama ağırlıkta busun arkadaş!" diyoruz, tüm olay budur..

Bir hoparlörün sağlamlığını veya empedansını (AC’deki direncini) takriben ölçmek için de hoparlör bobinine ayni avometreyle DC akımı gönderip yine omik direncini biz ölçeriz aslında..

Ama gelgelelim ki bir AC motor bir AC şebekede çalışırken sargılarındaki bobinler hem indüktif hem omik dirençlerle karşı karşıya kalırlar. Biz karma dirençlere maruz kalan bu etkilenime empedans (toplam, bileşke direnç) diyoruz. Ayni motora sargılarını sadece biraz ısıtmak amaçlı DC akım uygulandığında sargılar sadece omik dirence maruz kalırlar, sizin en başta sadece omik dirençli motor sargıları düşünceniz işte bu salt uygulamayla bir gerçek olur..

Aslında geçici rejimden sürekli rejime geçişin en iyi örneği; yıldız/üçgen sistemi ile asenkron motorlara yol verilebilmesi örneğidir. Yıldız bağlantıda motor demerajla (kalkınmayla) ilk yol alırken bu bağlantı ile şebekeden daha az akımı çeker, şebekeyi daha az zorlar. Yol alınca da (normal rejime kavuşunca) üçgen sisteme geçilir ve motor sarımları 380 voltluk orijinal (özgün) sarım haliyle 380 voltta çalışır. Kolay gelsin.
 
Son düzenleme:
Konu Sah
Azizcan Bozkurt
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
41
Puanları
1
Yaş
22
https://tr.wikipedia.org/wiki/Alüminyum
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bakır
https://www.kablopiyasa.com/kategori/aluminyum-iletken-kablolar

Merhaba. Bakırın elektrik direnci 16,78 nΩ·m (20°C'de) alüminyumunki ise 26,50 nΩ·m (20°C'de) olduğundan dolayı, ayni elektrik motoru sarımlarında bakır sarımlara göre alüminyum emaye teller daha kalın kesitli tel olarak seçilmek zorundadır. En baştan elektrik müh.liğiyle ilgili bir dizaynin buna göre yapılmış olması gerekir. Sarım olukları çok genişse bu bir sorun olmaz, ancak bakıra göre hesaplanmış motor sarımı oluklarında kapladığı (doldurduğu) hacim açısından alüminyum emaye bobin teli kullanmak çok zor olur. Bir bisiklet dinamosunun çok küçük olan bu alternatör dizayninde ise, sargıların sarım boşluğu alüminyum emaye tele göre yapılmışsa alüminyum emaye tel bu boşluğu sıfıra sıfır dolduracak şekliyle sarılarak kullanılır, daha ince ve ayni metrajdaki bakır emaye telle ise bu sargı boşluğu tam olarak doldurulamaz, arada biraz boşluk kalır.

Yeraltı elektrik iletim hatlarında kullanılan alüminyum ve bakır kablolar için de ayni durum geçerlidir. Bu hatlarda ayni elektrik gücünü enerji kayıpsız olarak üzerinden güvenle taşıyacak alüminyum kablolar bakıra göre daha kalın kesitli olarak seçilmek durumundadır. Arada elektrik dirençleri bakımından temel uygulanış farkları da bu olur, başka kullanım farkları da (öz kütleleriyle birim fiyatları dışında) pek bulunmaz. Kolay gelsin.
Merhaba;
En iyi iletken altın fakat maliyeti yüksek gibi bir inanış içindeydim. Fakat altının elektrik direnci bakırdan daha yüksek, iletkenlik büyüklüğü ise bakırdan daha düşük. Bu sebeple bakır altından daha iyi bir iletken denilebilir mi ?
Sargılarda gümüş kullanımı bakırdan daha iyi olabilir fakat gümüşün maliyeti yüksek olmaktadır.
Merhaba. Elektrikte indüktif, kapasitif ve omik yükler..

SGK’da ise SSK, Bağ-kur, Emekli Sandığı (memur) emeklilik (sosyal güvence) sistemleri..

Elektrikte de sosyal güvenlikte de 3 ayrı güzel..

Hocam, ne alaka bu, kel alaka! da diyebilirsiniz, çok haklı olarak..

Ama bu konu daha kolay anlaşılsın diye bu sadece bir benzetmedir..

2008 yılında SGK sisteminde yapılan köklü bir kanun değişikliğinin dışında (bu kanunun gerekçesine şartlarınız uygunsa örneğin bu engeli de kolayca aşıyordunuz yine) hangi kurumda daha çok hizmetiniz varsa 25 sene göz önüne alınıp siz o kurumdan emekli oluyordunuz..

Elektrikte saf omik, indüktif veya kapasitif direnç kavramı kesilikle yoktur..

O adı geçen yük toplamda hangi ayırt edici özelliği ağırlıklı olarak gösterebiliyorsa tamam arkadaş! sen omik yüsün, sen indüktif yüksün, sen de kapasitif yüksün diyoruz, ayni SGK sisteminde 2 veya 3 sistemden hangisinde ağırlıklı olarak çalışılıp o sistemden tam olarak da emekli olundu ise..

Ancak rezistanslar, elektronik dirençler, ampül, CRT TV flamanları omik yük, bobinler indüktik yük kondansatörler ise kapasitif yük olarak ağırlıklı olarak adı geçen bu yük özelliklerini gösterdiklerinden bu yük veya AC' de bu direnç özelliğiyle anılırlar. İçinde iletken olan tüm kabloların, kordonların da bakır iletken telleri dolayısıyle omik dirençlerinin yanında, eser oranda da bu kablonun bobin (karkas) veya yan yana çok yakın olarak iç iletkenlerinin bulunabilmesiyle indüktif veya kapasitif etkilenimlere maruz kalabilmesi de söz konusu olabilir.

Bobinlerin self (indüktans) yükü özelliğini gösterirken kendi omik dirençleriyle bu bobin iletkenlerinden iletkenlik akımı geçer. Omik direnç olarak, örneğin bu AC motor çalışmayıp dururken bir avometreyle, avometre içindeki 9 volt DC pil akımını sargılara prob uçlarıyla uygularken motorun sadece omik direncini ölçmüş oluruz..

Saf omik direnç, saf bobin ve saf (%100) kapasitör hiçbir zaman elektrikte tam olarak bulunamayıp hangi özelliği ağırlıkta olup tam olarak da o öne çıkmışsa "sen tam olarak değil ama ağırlıkta busun arkadaş!" diyoruz, tüm olay budur..

Bir hoparlörün sağlamlığını veya empedansını (AC’deki direncini) takriben ölçmek için de hoparlör bobinine ayni avometreyle DC akımı gönderip yine omik direncini biz ölçeriz aslında..

Ama gelgelelim ki bir AC motor bir AC şebekede çalışırken sargılarındaki bobinler hem indüktif hem omik dirençlerle karşı karşıya kalırlar. Biz karma dirençlere maruz kalan bu etkilenime empedans (toplam, bileşke direnç) diyoruz. Ayni motora sargılarını sadece biraz ısıtmak amaçlı DC akım uygulandığında sargılar sadece omik dirence maruz kalırlar, sizin en başta sadece omik dirençli motor sargıları düşünceniz işte bu salt uygulamayla bir gerçek olur..

Aslında geçici rejimden sürekli rejime geçişin en iyi örneği; yıldız/üçgen sistemi ile asenkron motorlara yol verilebilmesi örneğidir. Yıldız bağlantıda motor demerajla (kalkınmayla) ilk yol alırken bu bağlantı ile şebekeden daha az akımı çeker, şebekeyi daha az zorlar. Yol alınca da (normal rejime kavuşunca) üçgen sisteme geçilir ve motor sarımları 380 voltluk orijinal (özgün) sarım haliyle 380 voltta çalışır. Kolay gelsin.
Teşekkür ederim. SSK/Bağ-kur/Emekli sandığı benzetmeniz çok güzeldi. Kafama takılan soruların çözümü oldu. Benzetmeniz tebessüm ettirdi.
I*R gerilim dusumu kayip demektir, sicaklik artisi icin isi kaynagi demektir. Isi sorun olmayacaksa aluminyum maliyet acisindan tercih edilir.
Isı/maliyet ilişkisini kurarak düşüneceğim. Ufkumu geliştirdiniz. Teşekkür ederim.
 
Son düzenleme:

binbaşı

Onursal Üye
Onursal Üye
Katılım
1 Eyl 2011
Mesajlar
5,872
Puanları
3,256
Konum
BURSA
Merhaba;
En iyi iletken altın fakat maliyeti yüksek gibi bir inanış içindeydim. Fakat altının elektrik direnci bakırdan daha yüksek, iletkenlik büyüklüğü ise bakırdan daha düşük. Bu sebeple bakır altından daha iyi bir iletken denilebilir mi ?
Sargılarda gümüş kullanımı bakırdan daha iyi olabilir fakat gümüşün maliyeti yüksek olmaktadır.
Teşekkür ederim. SSK/Bağ-kur/Emekli sandığı benzetmeniz çok güzeldi. Kafama takılan soruların çözümü oldu. Benzetmeniz tebessüm ettirdi.

Isı/maliyet ilişkisini kurarak düşüneceğim. Ufkumu geliştirdiniz. Teşekkür ederim.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Altın
https://tr.wikipedia.org/wiki/Alüminyum
https://tr.wikipedia.org/wiki/Gümüş
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bakır
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kral_suyu

Al: 26.50 nΩ·m (20°C'de)
Au: 22.14 nΩ·m (20°C'de)
Cu: 16.78 nΩ·m (20°C'de)
Ag: 15.87 nΩ·m (20°C'de)

Evet, altın bakırdan daha yüksek (5 yıldız yerine 4 yıldız) elektrik iletkeni (gümüş ve bakırdan sonra yüksek elektrik iletkenliğine sahiptir) değildir, bu çok doğrudur. Ancak her zaman % 100 iletkenlik güvenliği gümüş ve bakıra göre dış kimyasal etkenlere (atmosferdeki hava, asitler bazlar, vb.) dayanımı çok yüksek olduğundan dolayı örneğin CPU’ların ayaklarında bir altın alaşımı olarak, PC ekran kartlarının, RAM'lerin anakart portları içindeki elektriki teması olan bağlantı iletkenlerinde, HDMI, USB, vb. sinyal taşıyan kabloların kritik temaslı arayüz başlıklarında altın kaplama olarak kullanılarak oksidasyonla elektrik iletkenliğinin zamanla azalıp bu noktalarda suni direnç noktaları oluşması böylece önlenmiş olur.

Motor, trafo, vb. sargılarında gümüş iletken yerine bakır emaye tellerin kullanılması düşündüğünüz gibi maliyet farkından dolayıdır, doğrudur. Altının bakıra göre maliyeti oldukça yüksek olduğundan zaten elektronik sanayindeki adı geçen uygulamalarda çok ince altın kaplaması, alaşımı (CPU ayakları) şeklinde kullanılıp asıl maliyeti daha aşağı düşürülmektedir.

Benzetmeler dikkatinizi çok çektiği için, bakır ve altın arasındaki bu tercih nedenini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok beğendiğim sözlerinden biriyle bir benzetmeyi yaparak son paragrafımı bitireyim.

Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim (Mustafa Kemal Atatürk)

Bakır açık havada kolay oksitlenip uzun süre dayanım özelliği açısından çok üstün olmayanı, altın ise dayanımı en iyi olanı temsil ettiğinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tercihi her zaman altından yanadır, yani daha ahlaklı, daha zeki olandan yanadır. Yalnızca çevik bir sporcu olması o sporcu bir şampiyon olsa bile onun için makbul değildi. Elektrik iletkenliğinin her zaman azalmadan % 100 iletkenlik güvenliğinde, altın bakırdan açık hava oksidasyonlarına, kimyasallara tam kapalı kimyasal yapısı (sadece kral, altın suyu denilen 3 HCl + 1 HNO3 karışımı altını kolayca eritebiliyor) nedeniyle elektrik direnci ve elektrik iletkenliği bir yıldız kadar eksik olsa bile en kritik noktalarda altın kaplamalar, alaşımlar şeklinde elektronik sanayisindeki bazı uygulamalarda bu yüzden tercih edilip kullanılıyor.

Sonuç: Altın bakıra göre ağırlıklı olarak süs, ziynet eşyası, elektronik sanayisinde, oksitlenmediği ve ışığın %98'ini her zaman çok başarıyla yansıttığı için kollektör amaçlı uzay uygulamalarında, vb. kullanılıp "kral" unvanını ise bakıra göre daha iyi bir elektrik iletkeni, iyi ısı iletkeni, vb. olmasıyla değil hava korozyonuna, dış kimyasallara olan aşırı dayanıklılığıyla bu unvanı hak ediyor. Kolay gelsin.
 
Son düzenleme:
Konu Sah
Azizcan Bozkurt
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
41
Puanları
1
Yaş
22
https://tr.wikipedia.org/wiki/Alüminyum
https://tr.wikipedia.org/wiki/Gümüş
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bakır
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kral_suyu

Al: 26.50 nΩ·m (20°C'de)
Au: 22.14 nΩ·m (20°C'de)
Cu: 16.78 nΩ·m (20°C'de)
Ag: 15.87 nΩ·m (20°C'de)

Evet, altın bakırdan daha yüksek (5 yıldız yerine 4 yıldız) elektrik iletkeni (gümüş ve bakırdan sonra yüksek elektrik iletkenliğine sahiptir) değildir, bu çok doğrudur. Ancak her zaman % 100 iletkenlik güvenliği gümüş ve bakıra göre dış kimyasal etkenlere (atmosferdeki hava, asitler bazlar, vb.) dayanımı çok yüksek olduğundan dolayı örneğin CPU’ların ayaklarında bir altın alaşımı olarak, PC ekran kartlarının, RAM'lerin anakart portları içindeki elektriki teması olan bağlantı iletkenlerinde, HDMI, USB, vb. sinyal taşıyan kabloların kritik temaslı arayüz başlıklarında altın kaplama olarak kullanılarak oksidasyonla elektrik iletkenliğinin zamanla azalıp bu noktalarda suni direnç noktaları oluşması böylece önlenmiş olur.

Motor, trafo, vb. sargılarında gümüş iletken yerine bakır emaye tellerin kullanılması düşündüğünüz gibi maliyet farkından dolayıdır, doğrudur. Altının bakıra göre maliyeti oldukça yüksek olduğundan zaten elektronik sanayindeki adı geçen uygulamalarda çok ince altın kaplaması, alaşımı (CPU ayakları) şeklinde kullanılıp asıl maliyeti daha aşağı düşürülmektedir.

Benzetmeler dikkatinizi çok çektiği için, bakır ve altın arasındaki bu tercih nedenini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok beğendiğim sözlerinden biriyle bir benzetmeyi yaparak son paragrafımı bitireyim.

Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim (Mustafa Kemal Atatürk)

Bakır ahlakı çok üstün olmayan, altın ise ahlakı en iyi (en kral) olanı temsil ettiğinde, gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tercihi her zaman altından yanadır, yani ahlaklı, zeki olandan yanadır. Yalnızca çevik bir sporcu olması o sporcu bir şampiyon olsa bile onun için makbul değildi. Elektrik iletkenliğinin her zaman azalmadan % 100 iletkenlik güvenliğinde, altın bakırdan açık hava oksidasyonlarına, kimyasallara tam kapalı kimyasal yapısı (sadece kral, altın suyu denilen 3 HCl + 1 HNO3 karışımı altını kolayca eritebiliyor) nedeniyle elektrik direnci ve elektrik iletkenliği bir yıldız kadar eksik olsa bile en kritik noktalarda altın kaplamalar, alaşımlar şeklinde elektronik sanayisindeki bazı uygulamalarda bu yüzden tercih edilip kullanılıyor.

Sonuç: Altın bakıra göre ağırlıklı olarak süs, ziynet eşyası, elektronik sanayisinde, oksitlenmediği ve ışığın %98'ini her zaman çok başarıyla yansıttığı için kollektör amaçlı uzay uygulamalarında, vb. kullanılıp "kral" unvanını ise bakıra göre daha iyi bir elektrik iletkeni, iyi ısı iletkeni, vb. olmasıyla değil hava korozyonuna, dış kimyasallara olan aşırı dayanıklılığıyla bu unvanı hak ediyor. Kolay gelsin.
Açıklamalar için teşekkür ederim . Bu sefer yaptığınız benzetme ise beni benden aldı. 😍
 

Forum istatistikleri

Konular
118,481
Mesajlar
834,264
Kullanıcılar
430,455
Son üye
omer4088

Yeni konular

Çevrimiçi üyeler

Üst